HABER MERKEZİ- Mersin’de boşandığı erkek Özkan Yarbi tarafından 7 yaşındaki kızının gözü önünde saldırıya uğrayan Hatun Koç’un, daha önce 33 kez şikayette bulunduğu öğrenildi. Dava hakkında konuşan avukat Gazi İnci, “Tüm bunlara rağmen hala davamız ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ ile ‘yaralama’ suçları arasında gidip geliyor. Aslında burada yargının kadına şiddet vakalarını gerçekten önemsemediğini ve ciddi manada ele almadığını görüyoruz” dedi.
Adli mercilere yansıyan ilk olayın 2013 yılında yaşandığı öğrenilirken, 33 soruşturmanın 20’si hakkında kovuşturma yapıldığı, geriye kalan 13 şikâyetin ise “aile içi şiddet” denilerek, tarafların “barıştırılması” yoluna gidildiği belirtildi. İşleme alınan 20 dosyanın çoğu takipsizlikle sonuçlanırken, birkaç şikâyete ceza verildi.
Mezopotamya Ajansından (MA) Ömer Akın’ın haberine göre, iyi hal indirimi yapılarak alt sınırdan verilen cezaları ertelenen Yarbi, hakkında 9 kez “adli tedbir” uygulanarak uzaklaştırma kararı verildi. Yarbi, son olarak 29 Mayıs 2019’da Koç’a pompalı tüfekle saldırıda bulundu. Aynı gün gözaltına alınan Yarbi, çıkarıldığı Mersin 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakkında tutuklama kararı verildi.
‘YARGININ KADINA ŞİDDET VAKALARINI ÖNEMSEMEDİĞİNİ GÖRÜYORUZ’
Koç’un avukatı Gazi İnci, şikayetlere rağmen açılan 33 soruşturmanın sonuçsuz kalmasına tepki gösterdi. Fail Yarbi’nin daha önce de müvekkiline saldırarak şah damarına yakın birden yaraladığını aktaran İnci, “Tüm bunlara rağmen hala davamız ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ ile ‘yaralama’ suçları arasında gidip geliyor. Aslında burada yargının kadına şiddet vakalarını gerçekten önemsemediğini ve ciddi manada ele almadığını görüyoruz” dedi.
İnci, ilk şikayet üzerine açılan soruşturma kapsamında Yarbi’nin cezalandırılması durumunda müvekkilinin 7 yıl boyunca şiddete maruz kalmayacağını dile getiren İnci, sanığın tutukluluk haliyle ilgili endişeleri olduğunu söyledi. İnci, “Sanık şu ana kadar tutuklu yargılanıyor. Bu dosyadaki ilginç şeylerden biri de çok ciddi bir suçla yargılanmasına ve hakkında birçok suç olmasına rağmen, hala mahkemede müvekkilimi tehdit edebiliyor. Müvekkilimin ikamet adresi resmi olarak gizli olmasına rağmen, sanık cezaevinden tehdit mektupları gönderiyor. Failin bile yargılamayı ne derece ciddiye aldığı ortadadır. Bu tür kadına yönelik şiddet yargılamalarının gerektiği kadar ehemmiyetli yürütülmediğini görebiliyoruz” ifadelerini kullandı.